• BIST 100
    106.456
    % -0,33
  • ONS ALTIN
    1470,48
    % 0,38
  • GRAM ALTIN
    269,73
    % 0,47
  • ÇEYREK ALTIN
    431,57
    % 0,47
  • $ DOLAR
    5,7053
    % 0,11
  • € EURO
    6,3095
    % 0,04
  • £ POUND
    7,3147
    % -0,26
  • BITCOIN
    40769,739
    % -9,34

DOLARDAKİ YÜKSELİŞ, DEVELÜASYON VE DOLARİZASYON

DOLARDAKİ YÜKSELİŞ, DEVELÜASYON VE DOLARİZASYON

Dolarda Yükseliş

Dolardaki Yükseliş ve Euro’daki son bir kaç aylık sert yükseliş (genelinde son beş yıldaki yükşeliş) devalüasyon kavramını konuşulur hale getirdi. Dolar yorumları, Dolar ne olacak? sorusuyla hemen her yerde karşılaşır olduk. Konuyu farklı açıdan ele alalım istedim. O halde başlayalım.

Devalüasyon nedir? 

Kısa ve net olarak:

Devalüasyon=Değer düşürümü. Yerli paradaki değer düşürümü.

ki bunun tersi de var revalüasyon=değer artırımı (nadir yapılır)

Akademik dille:

“Bir ülkenin ulusal parasının yabancı ülkelerin ulusal paraları karşısında değişim değerinin (parite) idari bir kararla düşürülmesi eylemine devalüasyon denir. Devalüasyon sabit kur rejiminde uygulanan bir karardır. Dalgalı kur rejiminde oranın değeri piyasada her gün değişir.” (Mahfi Eğilmez)


Tanımdan da anlaşılacağı üzere kardeşim bu devalüsyon sabit kurda yapılan bir şeymiş. Ee o zaman ne diye tartışmaya açma derdindesin, biz sabit kurda değiliz ki diyenler olabilir. Fakat lakin gel gör ki 🙂 bu iş dalgalı kurda da pek mümkün ve yapılabiliyor. En büyük farkı ise bu sürecin sabit kurdaki gibi devlet/hükümet/merkez bankası kararı ile bir günde olmuyor oluşu. Yani bu kısmın özeti bir günde batmıyorsun abicim, sabah uyandın kur %20-30 değişmiş-artmış, paran erimiş durumu değil. Yavaş yavaş batıyorsun! Hele de döviz ile ticaret yapıyor ve işin alıcı kısmındaysan…

Türkiye’nin bugün uyguladığı kur rejimi dalgalı müdahaleli kur rejimidir. 1980 sonrası uygulanmaya başlanmış ve farklı yollarla kuru kontrol altında tutma girişimleri liberalizmin bir gereği olarak serbest bırakılmıştır. 

Ben işin tarihi kısmını burda keerek serbest piyasa ekonomisinde devalüasyon yapılabilirliğini irdelemeye çalışayım. 

Devalüasyonda Amaç Neydi?

Bizim makro dengedeki ithalat ihracat kalemlerimizde ithal yoğunluklu sebep olan açığımızı, devalüasyon ile bi nebze olsun durdumak; hatta yapabiliyorsak ithalatı kısıp ihracatın TL bazlı değerini artırmak ve hatta yine yapabiliyorsak kur artışından kaynaklı oluşan talep enflasyonunu kuru daha da yükseltip kesme noktasına dahi getirerek enflasyonu bile düşürmek.

İşte bir büyük başka sıkıntı da burda çıkıyor. Türkiye’nin üretim modeline baktığımızda, bir malı üretmek için bile olsa yine ithalat yapmak zorundayız. Gerek hammadde olsun gerek makina teçhizat olsun biz üretmek için bile ithalata bağımlı bir ülkeyiz. Bu açıdan olaya bakarsak bilinçli ve sabırlı bir toplumla birlikte, ülke parasının değerinin düşük kalmasını hazmedip dışa bağımlılığı azaltma minvalinde, yüksek kur ve Dolardaki Yükseliş bana göre olumludur.

Biraz marjinal bir görüş gibi gelebilir size. Ama dediğim gibi bunun psikolojik boyutunu, finans okuryazarlık boyutunu; bilinçlenme noktasında iyi ayarlamak lazım. Çünkü bu yolla dışa ve dolayısıyla kura bağımlı bir ülke şuna kendini zorlamak durumunda kalacaktır; yapısal bir plan doğrultusunda üretim modelini değiştirmek. Ben şu şu şu ana malı dişardan ithal edeceğime kendim yaparım demeyi öğrenecek. Çok mu hayalperestim 🙂

Yapılmayacak şey değil.Ama dedim ya bu işin sabır ve psikolojik boyutu çok mühim. Türkiye iktisadi tarihi incelendiğinde görülecektir ki yüksek kurlu, yüksek enflasyonlu dönemler devalüasyon ile neticelenmiş ve bu netice her seferinde hükümet değişimi/darbe/ekonomik krizler ile sonlanarak çok canlar yakmıştır.

Dolarizasyon

Devalüasyon zamanlarında en büyük sıkıntılardan biri ise dolarizasyondur. Nedir dolarizasyon?

Bir ülkedeki yerleşiklerin (yani ülke halkı, tüketiciler) değişim aracı, hesap birimi ve değer biriktirme aracı olarak kendi ulusal paraları yerine yabancı para kullanmalarıdır. Bu noktada halk bilinçlenmeli bilinçlendirilmeli. Halka ekonomik gelecek anlamında güven verilmeli.

Dolar bir yatırım aracı veya tasarruf aracı değildir. Ha ticaret yapıyorsunuzdur döviz cinsinden. O ayrı. Tamam kasanda, hesabında bulunsun dolar. Diğer türlü afedersiniz g…tü kurtarayım derdiyle dolara geçmek, yangına bir odunda sizin atmanız, dolarizasyonun körüklenmesine katkı sağlamanız demektir.

Sadede gelirsek

Gerek cari işlemler kanadından gerekse de ithalata bağımlılığın azaltılması anlamında Dolardaki istenilen aralığın 4.40 ÜSTÜ olduğu düşüncesindeyim. Dolar endeksinin ABD kaynaklı faiz politikaları ile zaten ateşli bir talebi mevcut. Bu talep dolar endeksinin yükselmesini, en azından düşmesini engellemekte. Bunlara bir de kur savaşları altında ticaret savaşları ile kendi parasını daha düşük değerde tutma çabasındaki Çin etkisini de eklemek gerek.

Dünyada devalüasyon yapmayan tek ülke ABD’dir. Diğer ülkeleri buna zorlayarak kendi dolarını etkin tutmayı on yıllardır başarıyor. Dünya ticareti de dolar üzerinden sürdükçe her ülke mecburi devalüasyonunu ister açık ister gizli bir şekilde yapmak zorunda kalıyor.  Bir nevi ABD tıpkı 2008 krizinde olduğu gibi krizi tetikleyen gizli ana sebep ama gün yüzünde görünmeyen sebep olma derdinde.

Bereketli yatırımlar dileğiyle. Görüşmek üzere…