Ana Sayfa / Genel / Adidas ve Puma’nın Şirketleşme Süreci: Film Önerisi

Adidas ve Puma’nın Şirketleşme Süreci: Film Önerisi

Hafta sonu güzel bir film izledim. İki kardeş Adolf Dassler ve ağabeyi Rudolf Dassler’in hikayesi. Yani Adidas ve Puma’nın hikayesi. Sizlere filmden bahsedeceğim biraz.

İçinde yok yok. Azim, inanmışlık, bir markanın doğuşu, gelişimi, aile şirketlerinin yönetimi, girişimcilik, rekabet, siyasi çevrenin fayda ve zararları…Borsa ile ne kadar da yakın bağlar aslında değil mi?

Almanya’da küçük bir şehir

Yıl 1920’lerin başları. Almanya’nın Herzogenaurach şehri. Adolf Dassler (Adi), annesinin çamaşırhanesinde tek başına spor ayakkabıları üretmeye, bunları deneyerek daha iyisini yapmaya çalışan genç bir Alman.

Fakat dikkat ederseniz yıl olarak spor ayakkabı, koşu ayakkabısı gibi ayrımların olmadığı bir dönem. Hatta Adi’ye deli gözüyle baktıkları bir dönem. Düz bir ayakkabı ile her işlerini gören toplum için fazlaca gereksiz gelmiş bir ayrım.

Doğal olarak Adi, bir çift ayakkabı bile satamaz. Fakat azminden de birşey kaybetmez. “Dünyanın en iyi sporcuları benim yaptığım ayakkabıları giyecek” inancı vardır içinde.

Ağabeyi Rudolf Dassler (Rudi) ise aynı şehirde bir fabrikada çalışan ama işinden pek de memnun olmayan biri. Fabrika sahibi ile son kavgasından sonra kardeşi Adi ile spor ayakkabıları üzerinde yoğunlaşmaya karar verirler. Adi üretecek, Rudi satacaktır.

Dassler Kardeşler Spor Ayakkabıları Fabrikası

İlk başlar mali açıdan, kredi verecek banka bulmakta zorlanırlar. Geçen haftaki yazım da bahsettiğim girişim sermayesi ortaklıkları konusunun önemi tekrar burada ortaya çıkıyor. Hem kendi çabaları hem de kredinin verdiği güçle üretimi artırıp büyümeye başlıyorlar.

Adi, teknik anlamda ayakkabıyı geliştirdikçe bilinirliği artıyor. Afrika kökenli Amerikalı siyahi atlet Jesse Owens’in 1936 Berlin Olimpiyatları’nda dört altın madalyayı Adi’nin ayakkabıları ile kazanması, büyük bir dönüm noktası oluyor.

Hitlerin Nazi Almanya’sındaki yükselişi de bu tarihlere denk geliyor. İki kardeş partiye üye oluyor. İşleri daha da açılıyor. Fakat 2. Dünya Savaşı başlarında iki kardeşin arası açılmaya başlıyor.

Adidas ve Puma olarak ayrılış

1924’te kurulan Dassler Kardeşler Spor Ayakkabıları Fabrikası 1948 yılında dağıtılıyor. Adolf Dassler  ADİDAS’ı, ağabeyi Rudolf Dassler ise Ruda ismiyle bir marka kuruyor. Sonradan bunu PUMA’ya çeviriyor. (Puma, Rudi’nin kasabadaki lakabıdır.)

Aralarında müthiş bir rekabet başlıyor. Birbirlerine karşı patent davaları, suçlamalar vs. havada uçuşuyor.

Teknik anlamda ayakkabının kalitesi sporcunun her şeyidir. Bunu 1936 Olimpiyatlarında kanıtlayan Adi, tekrarını 1954 Dünya Kupası’nda da kanıtlıyor. O güne kadar pek de varlık gösteremeyen Alman Futbol Milli Takımı, o sene Adidas ayakkabılarıyla Dünya Kupasını almayı başarıyor. Reklam, prestij ne isterseniz peşi sıra geliyor.

Bu kısım beni gerçekten etkilemiştir. Türkiye’mizin tüm üretim süreçlerini/teknik bilgi birikiminin önemini/sermayenin doğru kanallarda kullanımı gibi konuları düşününce biz neden böyle markalar yaratamıyoruz sorusu…

İki şirketin de üretim ve yönetim merkezi hala aynı şehirde. Hala istihdam yaratmaya, katma değer yaratmaya devam ediyorlar.

Hazır konu açılmışken meraklılarına Adidas’ın borsadaki durumu hakkında da bilgi vereyim.

Borsada Adidas ve Puma

Adidas hisseleri, 1995 Frankfurt borsasında halka arz edilmiş. DAX 30 endeksinde ADSGn kodu ile işlem görmekte. Şu an hisse 206 Euro civarında işlemde.

Puma hisseleri ise 430 Euro civarında PUMA.SE koduyla işlem görmekte.

Velhasılı iki tane dünyaca bilinir marka çıkmış ortaya. Kardeşler ayrılmasaydı da aynı başarı hikayesi sürer miydi bilinmez ama”İkili” rekabetin geçmiş dönemlerde ne kadar etkili olduğunun bir göstergesi, bir örneği olmuş durumdalar. ABD-SSCB, Adidas-Puma, Samsung-Sony…

Filmi kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum.

Sizlerin düşünceleri nedir? Önereceğiniz filmler varsa yorumda yazarsanız güzel bir kaynak arşivi olur düşüncesindeyim. Görüşmek dileğiyle.

Hakkında Borsa Kafası

Amacım gerek yatırım konusunda gerek tasarruf konusunda bugüne kadar öğrendiklerimi ve bundan sonra öğreneceklerimi paylaşmak ve okuyucuyla birlikte kendimi geliştirmektir.

Bu habere de bakabilirisiniz

Hisse seçimindeki psikolojimiz

“Bir insan ne ister?” ve “İstediğini nasıl gerçekleştirir?” O meşhurrr iktisatçı abilerin sorguları bunlar. Malthus …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir